Öğrencilerin Forum Sitesi | ÖSS | KPSS | SBS | Sınav Soruları
Ağustos 22, 2008, 01:50:19 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Sitemize ekleyeceğiniz bu yazıların daha önceden internette yayınlanmamış olması çok önemlidir.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ATATÜRKLE İLGİLİ HİKAYELER ( 2 )  (Okunma Sayısı 110 defa)
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
abdulhey
Ziyaretçi
« : Mart 26, 2008, 02:52:48 ÖS »



SULTAN ANA

Atatürk, İzmir zaferinden sonra ilk kez Adana’ya gelmişti. Ayağının tozuna yüz sürmeyi adak edenleri zorla topraktan ayırabiliyorduk. O genç, alçak gönüllü kurtarıcı, bu coşkun, kendinden geçmiş halkı selamlaya selamlaya hükümet konağına geldi. Biraz sonra evine dönecekti. Merdivenlerin yarısını indiği sırada bir kucak sarı çiçekle bir köylü kadınının nefes nefese, sıçrarcasına merdivenleri çıktığını gördük.
Gazi Mustafa Kemal durdu, köylü kadını yanına kadar çıktı. Anlatılamaz bir hayranlıkla O’nun gözlerine tutuldu ve bir süre bu dalgınlık içinde yerinden kımıldanamadı, sonra bir ana sesindeki sevecenlik ve özlemle:
-Ah benim çakır oğlum! Yolunu bir deli gibi bekledim. Sana bu çiçekleri tarlamdan yoldum. Eğ başını! O sarı saçlarını öpeyim... Bu benim adağım, umduğumu çok görme...
Genç komutanın yüzüne bir huzur ve sevinç yayıldı, başını ona doğru eğdi. Köylü kadın bu sarı başı, bağrındaki sarı çiçeklerin üzerine bastırdı. Kokladı, öptü. Sonra da sarı fulyaları ayağının altına sererek:
-Adağım yerini buldu, koca yiğit, tuttuğun altın, kılıcın keskin olsun, her muradın yerine gelsin, dedi.
Bu köylü kadın bizim cephe arkadaşımız “Sultan Ana” idi


-----------------------------------------------------------------------------------------------

TÜRK OLARAK DOĞMAK...

Atatürk, kendisinin insanüstü bir varlık olduğunu söylemelerini hiç hoş karşılamazdı. Çocukluk arkadaşı Nuri Conker’in sert şakalarını büyük bir neşe ile dinler ve hepimizin önünde tekrarlatırdı.
Bir gün sofradakilerden biri:
-Paşam, demişti, kim bilir çocukluğunuzda ne müstesna bir insandınız. Kim bilir ne eşsiz anılarınız vardır
Atatürk güldü ve Conker’e döndü:
-Nuri anlatsın, dedi.
Nuri Bey her zamanki şakacı diliyle:
-Bakla tarlasında karga çobanlığı ederdi, yanıtını verdi. Deminki soruyu soran kişi, sözün bu yola dökülmesinden fena halde ürktü. Soruyu ortaya attığına bin kez pişman oldu.
-Aman efendimiz, diyecek oldu, Atatürk hemen sözünü kesti:
-Bana, insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkışmayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdedir.


---------------------------------------------------------------------------------------------------------

EVLADIN NE ÖNEMİ KALIR ?

Atatürk, Kurtuluş Savaşı için Anadolu’ya geçtikten ve Erzurum Kongresi’ni yaptıktan sonra Sivas’a dönmüş, orada ikinci kongreyi açmıştı. Bu sırada lise binasında yatıyor; toplantılar yapıyordu. En basit ihtiyaçlarını bile temin edecek halde değildi; bazı geceler sabahlara kadar küçük petrol lambasının cılız ışığında çalışıyordu.
Bir aralık lise binasına baskın yapılacağı ve Atatürk’ün yakalanıp asılacağı hakkında şehirde haberler dolaşmaya başladı.
Atatürk’ün hizmetini basit fakat temiz ruhlu, fedakar bir Türk genci yapıyordu. Bu delikanlının babası gizli ve sık sık geliyor, oğluna:
-Etme, eyleme, evine dön, bugün yarın şehir basılacak, Mustafa Kemal ve arkadaşları yakalanacak. Onlar her şeyi göze almışlar, sen aileni düşün, diyordu.
Atatürk bu geliş gidişin farkına vardı, bir gün delikanlıyı yanına çağırdı ve sordu:
-Sık sık sana gelen kimdir?
-Babam!..
-Ne istiyor?
Delikanlı her şeyi anlattı. O zaman Atatürk, ona doğru biraz daha ilerledi; elini omuzuna koydu ve dedi ki:
-Hizmetinden memnunum, fakat baba hakkı büyüktür. Madem ki razı olmuyor, git! Git, fakat babana söyle ki, vatan elden giderse evladın ne önemi kalır?


---------------------------------------------------------------------------------------------------------

BANA BENZER Mİ ?

Bir gün askeri bölgeye giderken otomobili bozuldu.
- Yürüyelim, otomobil yapılınca arkadan gelsin, dedi.
Atamızla arkadaşları yürüdüler. İlerden Mehmetçik bağırdı:
- Dur. Kimsin?
Durdular, Mehmetçik geldi:
- Buralara Atamız gelecek. Geçmek yasaktır.
Ata güldü:
- İyi bak, Atatürk bana benzer mi?
Mehmetçik baktı, gözleri parladı.
- Benzemeye benzer ama, askerlik bu, bir de onbaşım görsün, dedi


----------------------------------------------------------------------------------------------------

ATA VE KİN

Atatürk’ün asla kini yoktur. Bir kimseye ne kadar kızarsa kızsın, bir süre sonra affeder, olanları unutur, bir daha duymak bile istemezdi. Bu yüzden civarındakilerden birçokları zaman zaman gözden düşer, sonra yeniden affedilir, yeniden eski mevkiini alırdı. Fakat, asla göz yummadığı şey, bir kimsenin ekmeğiyle oynanmasıydı.
Yeni harflerin kullanılmasının kararlılıkla takip edildiği dönemde bir seyahati esnasında bir hükümet bürosuna girdi. Açtığı bir defterde bir deste eski harflerle yazılmış notlar ve kağıtlar buldu. Defterin sahibi yaşlı bir memurdu.
Atatürk, hayatında ender rastlanan bir hiddetle memurdan başladı, amirde bitirdi, hepsini kovdu. Dışarı çıkarken de:
- Bunlar mikroptur, efendim! Milli bünyenin iyiliği namına temizlenmeli!... diye bağırdı.
Akşam oldu, vilayet konağında bir ziyafet vardı. Bir aralık söz yine yeni harflere geldi. Atatürk, valiye sordu:
- Bugünkü yobazlara ne yaptın?
Vali:
- Görevlerine son verdim, paşam. Esasen ücretli hizmetlilerdi.
Atatürk durakladı, sonra usulca:
- O olmadı işte!... dedi. Bu adam, kabahatli, muhakkak!... Fakat, çoluğunun çocuğunun suçu ne? Onları aç bırakmaya hakkımız yok. Onu görevine usulca iade et!... Biz adamları cezalandırmalıyız, ama ekmekle oynamak doğru

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged
Berkandemir
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1168


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : Mart 27, 2008, 12:11:37 ÖÖ »

ömer emegine saglık cok guzel hikayeler..

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Forum Kisa Yollari

Forum Kurallari | Tanisalim | Forum Duyurulari | Odev istekleri | Okul Arkadasimi Ariyorum | Sorunlarim Var| Cozemediginiz Sorular | Ataturk | Askeri Liseler Sinavi | Trafik Ehliyet Sinavi | KPDS | KPSS | ALES | SBS | OSS | UDS | YDS | Dikey Gecis Sinavi | DGS | Turkce | Geometri | Edebiyat | Yazarlar ve sairler | Matematik | Fizik | Kimya | Biyoloji | Tarih | Cografya | Meslek Dersleri | Fen ve Teknoloji | Felsefe , Mantik , Sosyoloji | Muzik | ingilizce| Hayat Bilgisi | Din Kulturu ve Ahlak Bilgisi | Rehberlik | Sinema | Tiyatro | Kitap | Muzik | Egitim Haberleri | Saglik | Programlar | Bilimsel Yazilar | Bilim Adamlari | MSN | Oyunlar | Resimler, Karikaturler | Fikralar | Burclar | Spor | Her Telden

Gebelik Sarki Sozleri odev Hamilelik Bilim Teknik Meslek Ogretmeni saglik saglik gazeteler gazeteler Edebiyat siirler ansiklopedi Teknoloji bilgi yarismasi s 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 hosting
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!