Öğrencilerin Forum Sitesi | ÖSS | KPSS | SBS | Sınav Soruları
Eylül 08, 2008, 01:16:39 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: kesintiler yaşandı. Bu kesintiler sunucumuzdaki diğer eğitim sitelerimizin anlık aşırı ziyaretçi alması ile ilgili bir durumdur.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: DOLMABAHÇE SARAYI  (Okunma Sayısı 170 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
mhe_25
Full Member
***
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 184


burası dünyanın forumu


Üyelik Bilgileri
« : Mayıs 04, 2008, 08:52:19 ÖS »

150 Yillik Tarihiyle

DOLMABAHÇE
SARAYI

19. yüzyil için
Osmanli’nin en
uzun yüzyili
derler. Bu dönem yeni arayislarin
ve tarzlarin dönemidir.
19. yüzyilin
ikinci yarisinda insa edilen Dolmabahçe Sarayi, Türk
ve Avrupa tarzi mimarisiyle 150 yildir tarihimizi yasatiyor.

Muhtesem Istanbul Bogazi’nin iki yani saraylar, yalilar, köskler ve camilerle çevrilidir. Beyaz mermerden papatyalar gibi Bogaz’dan geçenlerin gözlerini alamadigi bu eserler içinde hiç süphesiz Dolmabahçe Sarayi’nin ayri bir yeri var. Yapiminin 150. yili kutlanan sarayin içinde yapacaginiz bir gezinti sizi Osmanli Devleti’nin 600 yillik geçmisine götürdügü gibi

Avrupa saraylarina da konuk ediyor. Dolmabahçe Sarayi sizi essiz bir güzellige davet ediyor.19. yüzyil Osmanli saray yasamina ve Avrupa ile yasanan iliskilere isik tutan Dolmabahçe Sarayi, Besiktas Saray-i Hümayunu adiyla anilan ahsap sarayin yerine Sultan Abdülmecid tarafindan 1843-1856 yillari arasinda yaptirildi. Sarayin mimarisinde geleneksel orta sofali Türk evi plani uygulanirken, süslemelerde barok ve rokoko tarzlari dikkati çekiyor.


Yüzlerce oda ve solanlardan olusan sarayin ana yapisi Mabeyn-i Hümayun, Muayede Salonu ve Harem-i Hümayun adiyla aniliyor. Farkli fonksiyonlar ve görevliler için hazirlanmis olan odalarin neredeyse her birinin bir ismi var. Saraya gelenlerin görüsme için bekletildigi Medhal Salonu, Mabeyn Salonu’nun giris ve çikisi için kullanilan Mabeyn Binek Salonu, saray yasamina ait esyalarin sergilendigi Degerli Esyalar Sergi Salonu, Kristal Merdivenler ve oradan ulasilan Süfera Salonu, Veliaht Odalari ve daha onlarcasi…



Sarayin ortadaki yüksek Muayede Salonu’nun iki yaninda, denize paralel olarak gelisen iki kanat, yapinin yatay ana hareketini olusturuyor. Bu kanatlardan biri Mabeyn-i Hümayun, ikincisi ise Harem-i Hümayun’dur. Sarayin oldukça büyük bir kismina yayilan Harem-i Hümayun kismi ise yatay dogrultuda, sonra rihtima dikey devam eden bir hareket kazanir. Muayede Salonu’nun galeri kati da dikkate alinirsa, sarayin Selamlik bölümünün, bodrum dahil üç katli, Harem daireleri bölümünün ise musandra katlari ile birlikte dört katli oldugu görülür.

Kalin duvarla dis dünyadan soyutlanan saray, yeni bir anlayisla, Mabeyn-i Hümayun ile Harem-i Hümayun, baglantili tek çati altinda birlestirilmis ve bu mekanlar grubunu ortada görkemli Muayede (Bayramlasma) Salonu birbirine baglamis. Saray ihtiyacini karsilayan yapilarin yanisira, deniz yönünde Harem-i Hümayun’dan yüksek duvarlarla ayrilmis olan Veliaht Dairesi bulunuyor.






SARAYIN HER KÖSESINDE
SANATIN INCE ZEVKI...

Dolmabahçe Sarayi gerek genel yapisi gerekse de süslemeleri ile birçok mimari unsuru ve sanat akimini bulusturuyor. Sarayin ana binasi tek çati altinda toplanmis ve 14595 metrekarelik bir alana kurulu. Yapi 285 oda, 43 salon, 6 balkon ve 6 hamamdan olusuyor. Bu mekanlar 1427 pencere ve 25 degisik islevli kapi ile kara ve deniz yönüne açiliyor. Dolmabahçe’nin yari kagir olarak insa edilen yapilari, genel olarak ahsap çatilarla örtülmüs. Çatisi kursun ile kapli olan sarayin beden duvarlari tastan yapilmis. Iç duvarlari tugla olmasina karsin dösemeleri ahsap. Duvarlarda Haznedar küfekisi, Sariyer tasi, Karamürsel od tasi gibi yerli tas cinslerinin yanisira Marsilya ve Trieste’den de getirilen taslar kullanilmis.

Hala isiltisiyla göz alan mermerler ise genelde Marmara mermeri. Tas ve mermerlere ruh tasiyan agaç ve ahsaplar, yerli ve Hint Afrika kökenli agaçlarla sekillenmis.

Sarayin mimarisinde Türk ve bati anlayisi birlikte uygulanirken, dis ve iç süslemelerde Barok, Rokoko ve Ampir özellikler tasiyan motifler agirlikli olarak görülür. Cephelerde, kartus, gülbezek, madalyon, istiridye kabugu, çelenk, aski çelenk, vazo ‘C’ ve ‘S’ kivrimi gibi barok, rokoko ve ampir özelligi gösteren motifleri, ayni kompozisyon içinde görmek mümkün. Bu sanatlari daha 18. yüzyilda tanimaya baslayan Osmanli sanati, bu akimlarin hepsini bir arada ilk kez Dolmabahçe Sarayi’nda kullanmistir.

 

Siva ve alçi üzerine yapilan resimlerde genelde ölü doga, hayvan figürleri ve manzaralar çizilmis. Nadir olarak ahsap, bez, kursun ve ayna üstü teknikleri de uygulanmis. Bazi tavanlar ise kasetlere bölünerek süslenmis. Buralarda altin yaldiz ve varak kullanilmis. Yine tavanlarda, alçi kabartma motifleri de büyük yer tutuyor. Duvar ve tavan süslemelerinin bazi bölümlerine, perspektifli mimari kompozisyonlar yerlestirilmis. Altin yaldizli koltuk takimlari arasinda bu resimler sizi baska bir dünyaya götürüyor. Tavan ve duvardaki resimleri uzun süre izlemek boynunuzu agritabilir ama bu büyülenmenizi etkilemeyecek. Avize ve kristal malzemeler ise bu tabloyu tamamliyor. Avizelerden bazilari Ingiliz ve Fransiz-Baccarat avizeleri. Az sayida da Murano avizeleri bulunuyor.




AVRUPAI MOBILYALAR HEREKE HALILARI

Fransa ile o dönemde kurulan yakin iliskiler mobilyalara da yansimis. 14. Louis dönemini yansitan mobilyalar bütün görkemiyle hala görenleri büyülüyor. Avrupa kökenli bu mobilyalar da farkli üsluplar görülebiliyor. Mobilyalarin bir kismi Avrupa ve Asya ülkelerinden hediye olarak gelmis, bir kismi da satin alinmis. Buna karsin bazi odalarda geleneksel dösemenin unsurlarindan yer minderlerini görebiliyoruz. Dösemelik ve perdelik kumaslarin tamamina yakini Hereke Dokumahanesi’nde dokunan saf ipek kumaslardan olusuyor. Renk renk, desen desen kumaslar ve perdeler saray yasantisinin ince zevkini gösteriyor. Ünlü Hereke halilari saray zemininde hala duruyor. Ancak ziyaret istikametini belirten kirimizi hali disina çikarak hali ve ahsap zemine basmak yasak.

Saray ihtisamini sadece mimarisinden ve dekorasyonundan almiyor. Duvarlarini süsleyen döneminin ünlü Türk ve yabanci ressamlarinin eserleri olan tablolarin da bunda katkisi var. Dolmabahçe Sarayi bir sergi alani ayni zamanda.



 

Sultan Abdülaziz döneminde sanatçilarla yakin iliski kurularak eser toplanmaya ve bir koleksiyon olusturulmaya baslanir. Yerli ve yabanci ressamlarin çalismalariyla olusan bu zengin koleksiyon sayesinde her oda ve salonda oryantalist esintiler tasiyan tablolari görmek mümkün olmus.




HER SALON AYRI BIR DÜNYA

Dolmabahçe Sarayi’nin dis kapisinda bulunan Saat Kulesi ile baslayan bahçe gezisinden sonra, saray binasini ziyaret zemin katta bulunan Medhal Salonu ile basliyor. Giris alani olan bu salonun sagindaki ve solundaki odalar Sadrazam ve nazirlarin makam odalari. Salonun ortasinda görenlerin gözlerini kamastiran 60 kollu avize Ingiliz yapimi. Salondaki porselenler ise Yildiz Çini ve Porselen Fabrikasi’nda üretilmis. Saraya gelen konuklar burada bir süre bekletilir, zamani gelince bir görevli ile sarayda ilgili yere giderlerdi. Ayni bugün bizlerin ziyaretine katilan görevlilerin yaptigi gibi…


Mabeyn Binek Salonu aslinda Mabeyn giris-çikis salonudur. Padisah ve devlet erkaninin giris-çikislarda kullandigi kapilara ‘binek kapisi’ denirdi. Barok ve Fransiz etkisinin görüldügü salondan sonra Degerli Esyalar Sergi Salonu’na ulasiyoruz. Aslinda burasi Osmanli döneminde sarayin kileri olarak kullanilmis. Burada bugün, saraya ait degerli esyalardan, mutfak araç gereçlerinden bazilari sergileniyor. Genelde merdivenler bir yere ulasilmak için geçilen zoraki yerlerdir. Dolmabahçe Sarayi’ndaki Kristal Merdivenler ise bunu bir göz zevkine dönüstürüyor. Sarayin protokol girisinden üst kata çikis bölümü kristal tirabzan parmakliklari nedeniyle Kristal Merdiven olarak aniliyor. Tirabzanlarin kristalleri, döner sekilleri ile inanilmaz bir isik ve renk oyunu sunuyor. Barok tarzda olusturulan bu merdivenlerin tam üstünde Baccara markali bir avize bulunuyor. Süfera Salonu’nun kapisina geldiginizde sizi Hicaz Valisi Ahmet Ratib Pasa’nin Sultan II. Abdülhamit’e gönderdigi fildisi ve gümüs samdanliklardan olusan hediyeleri karsiliyor. Samdanliklarin üzerinde Afrika’yi anlatan heykelcikler bulunuyor.



Sarayin en önemli ve görülmesi gereken yerlerinden biri Süfera Salonu’dur. Süfera’nin anlami büyükelçilerdir. Osmanli döneminde burada resmi kabul ve toplantilar düzenlenirdi. Yabanci devletlerin büyükelçileri, burada agirlanirdi. Cumhuriyet döneminde ise, Atatürk tarafindan yazi ve dil çalismalari için kullanilmis. Genis ve yüksek olan salonun dört bir yaninda sömüneler parlak kristal yüzeyleriyle isil isil yansiyor. Salonda yer alan Sultan Abdülmecid tugrali bir piyano, 88 metrekare Iran-Tebriz halisi, gümüs bir saat, bir de Rus Çari II. Nicola’nin hediye ettigi iki tane ayi postu ilgi çeken objelerden bazilari. Süfera Salonu’na girenler etrafi inceleyenler tavana mutlaka bakmalarini öneririz.

Dolmabahçe Sarayi’nda bulunan iki Hünkar Dairesi’nden biri Selamlik bölümünde digeri de Harem’de bulunuyor. Selamliktaki bu salona Zülvecheyn deniyor. Arapça olan bu kelime ise ‘iki cepheli’ anlamina geliyor. Yani burasi Resmi Daire ile Harem arasinda konumlanmistir. Padisah günlük çalismalarini burada gerçeklestirirdi. Bu salonun denize bakan üç odasindan biri Halife Abdülmecid Efendi Kütüphanesi’ne ev sahipligi yapiyor. Bu odaya yakin bulunan Mabeyn Hünkar Hamami geleneksel Türk hamami özelligi yanisira rokoko süslemeleri ile de dikkat çekiyor. Sarayin Selamlik bölümü Hünkar Dairesi ile biterken, Harem bölümü de Hünkar Dairesi ile basliyor.



Dolmabahçe Sarayi’nda Muayede Salonu’nun ayri bir önemi var. Mabeyn ve Harem bölümlerinin tam ortasinda yer alan bu salon görkemiyle insanda garip bir his birakiyor. 2 bin metrekarelik bir alana sahip olan salonun yüksekligi 36 metre. Tüm devlet törenleri, bayramlasmalar bu salonda yapiliyormus. 56 kalin dev sütunlarla desteklenmis genis çevresi ile Muayede Salonu, Osmanli tarihinin önemli siyasi olaylarina da taniklik etmis. 5. Murat burada tahta çikmis, 1. Osmanli Mebusan Meclisi’nin açilis töreni burada gerçeklesmis. Atatürk vefat ettigi zaman burada hazirlanan katafalka konmus ve halk önünden geçerek saygisini sunmus, dua etmistir.

Oryantalistlerin her zaman ilgisini ve egzotik rüyalarini süsleyen mekan hiç kuskusuz harem’dir. Dairesi’nde, padisahlarin, padisah eslerinin, görevli kadinlarin, sehzade ve sultanlarin; yatak, çalisma ve dinlenme odalari bulunuyor. Cumhuriyet sonrasi Atatürk’ün kaldigi oda ve çalisma odasi da Harem Dairesi’nde deniz yönündedir.

Harem-i Hümayun olarak anilan bölüm sultan ve Valide Sultan tarafindan kullaniliyordu ve denize paralel iki koridordan ve sekiz daireden olusuyor. Dört kattan olusan Harem’de, her daire kendi içinde bagimsiz bir ev gibi düzenlenmis. Harem’in bir eglence alani ötesinde bir yasam ve egitim yeri oldugunu burayi gezerken daha iyi anliyorsunuz.

Harem’i, Camli Kösk’ü ve Saat Müzesi’ni daha fazla anlatmak yerine Dolmabahçe Sarayi’ni gezmenizi tavsiye ederiz. Geçmisin unutulmus izlerini gezerek kesfetmenin gücünü hiçbir yazi vermiyor.

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

MHE...................MHE........................MHE..
MHE........MHE................MHE.............MHE.
                   r@@@@@@@@@@p
ferhat_ra
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 16


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : Mayıs 28, 2008, 09:00:58 ÖS »

EMEGINE SAGLIK

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged
arven
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Mayıs 30, 2008, 06:43:36 ÖS »

EMEĞİNE SAĞLIK Kahkaha

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged
ESMAROSE
Full Member
***
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 218


**_--_--FeNeRbAhÇeM--_--_**


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Mayıs 30, 2008, 07:16:23 ÖS »

paylaşım için saol ...

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

hayat bna çok acımasız dawranıo.... Üzgün
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Forum Kisa Yollari

Forum Kurallari | Tanisalim | Forum Duyurulari | Odev istekleri | Okul Arkadasimi Ariyorum | Sorunlarim Var| Cozemediginiz Sorular | Ataturk | Askeri Liseler Sinavi | Trafik Ehliyet Sinavi | KPDS | KPSS | ALES | SBS | OSS | UDS | YDS | Dikey Gecis Sinavi | DGS | Turkce | Geometri | Edebiyat | Yazarlar ve sairler | Matematik | Fizik | Kimya | Biyoloji | Tarih | Cografya | Meslek Dersleri | Fen ve Teknoloji | Felsefe , Mantik , Sosyoloji | Muzik | ingilizce| Hayat Bilgisi | Din Kulturu ve Ahlak Bilgisi | Rehberlik | Sinema | Tiyatro | Kitap | Muzik | Egitim Haberleri | Saglik | Programlar | Bilimsel Yazilar | Bilim Adamlari | MSN | Oyunlar | Resimler, Karikaturler | Fikralar | Burclar | Spor | Her Telden

Gebelik Sarki Sozleri odev Hamilelik Bilim Teknik Meslek Ogretmeni saglik saglik gazeteler gazeteler Edebiyat siirler ansiklopedi Teknoloji bilgi yarismasi s 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 hosting
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!