Ögrencilerin Forum Sitesi | ÖSS | KPSS | SBS | Sınav Soruları
Eylül 07, 2010, 04:08:41 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: online testlerden oluşan sitemiz test yayınına başlamıştır.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: şükretmek  (Okunma Sayısı 462 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
~duygusalpiskopat~
Administrator
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 10886



Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Haziran 06, 2008, 04:50:03 ÖS »

“Gün gelecek Allah’a bana yaşattığı bu sıkıntılar için şükredeceğimi biliyorum” demişti bir arkadaşım. Belki de hayatının en zor günlerini yaşıyordu. Zorlukların insana ne kadar büyük dersler verdiğini uzun uzun konuşmuştuk. Bir acının öğrettiğini bin kahkahanın öğretemeyeceği üzerine birçok örnekler vermiştik o konuşmamızda.

Aradan iki yıla yakın bir zaman geçince arkadaşımın haklı çıktığını gördük. O günlerin acı görünen olaylarının, kendisine ne kadar büyük kapılar açtığını gördükçe “verdiğin acılar için sana şükürler olsun Allah’ım!” demeye başladı.

Gündüzleri fırsat buldukça bir araya geldiğimiz arkadaşıma o günlerde aşağıdaki hikayeyi yollamıştım.

“Strese girenin imanından şüphe ederim!” başlıklı yazımı anlamayan ve/veya yanlış anlayan arkadaşlar umarım bu sefer beni doğru anlarlar.

Yaşlı kadın, bir antika dükkanından aldığı yüzyıllık fincanı özenle salon vitrinine yerleştirdi. Fincanın biçimi, üzerindeki işlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. Ödediği fiyatı hatırladı; hayır, hiç de pahalıya almamıştı.

Hayranlıkla fincanı seyretmeye devam etti. Derken, birden fincan dile geldi ve kadına şöyle dedi;

“Bana hayranlıkla baktığının farkındayım. Ama bilmelisin ki, ben hep böyle değildim. Yaşadığım sıkıntılar beni bu hale getirdi.

Kadın şimdi hayret içindeydi. Önündeki kahve fincanı konuşuyordu!

Kekeleyerek: “Nasıl? Anlayamadım?” diyebildi yaşlı kadın.

“Demek istiyorum ki, ben bir zamanlar çamurdan ibarettim ve bir sanatkâr geldi. Beni eline aldı, ezdi, dövdü, yoğurdu. Çektiğim sıkıntılara dayanamayıp:

“Yeter! Lütfen dur artık!” diye bağırmak zorunda kaldım.

Ama usta sadece gülümsedi ve; “Daha değil!” diye cevapladı beni.

“Sonra beni alıp bir tahtanın üzerine koydu. Burada döndüm, döndüm, döndüm. Döndükçe başım da döndü. Sonunda yine haykırdım:

“Lütfen beni bu şeyin üzerinden kurtar. Artık dönmek istemiyorum!”

Ama usta bana bakıp gülümsüyordu:

“Henüz değil!”

“Derken beni aldı ve fırına koydu. Kapıyı kapayıp ısıyı arttırdı. Onu şimdi fırının penceresinden görebiliyordum. Fırın gitgide ısınıyordu. Aklımdan şöyle geçiyordu: Beni yakarak öldürecek”

Fırının duvarlarına vurmaya başladım. Bir taraftan da bağırıyordum:

“Usta usta! Lütfen izin ver buradan çıkayım!”

“Pencereden onun yüzünü görebiliyordum. Hala gülümsüyor ve “Daha değil!” diyordu.

“Bir saat kadar sonra, fırını açtı ve beni çıkardı. Şimdi rahat nefes alabiliyordum, fırının yakıcı sıcaklığından kurtulmuştum. Beni masanın üstüne koydu ve biraz boyayla bir fırça getirdi.

“Boyalı fırçayla bana hafif hafif dokunmaya başladı. Fırça her tarafımda geziniyor ve bu arada ben gıdıklanıyordum.

“Lütfen usta! Yapma, gıdıklanıyorum!” dedim. Onun cevabı ise aynıydı: “Henüz değil!”

“Sonra beni nazikçe tutup yine fırına doğru yürümeye başladı. Korkudan ölecektim. “Hayır! Beni yine fırına sokma, lütfeeen!” diye bağırdım.

Fırını açıp beni içeri iteleyip kapağı kapattı. Isıyı bir öncekinin iki katına çıkardı. “Bu sefer beni gerçekten yakıp kavuracak!” diye düşündüm. Pencereden bakıp ona yine yalvardım, ama o yine “Daha değil!” diyordu. Ancak bu defa ustanın yanaklarından bir damla gözyaşının yuvarlandığını gördüm.

“Tam son nefesimi vermek üzere olduğumu düşünüyordum ki, kapak açıldı ve ustanın nazik eli beni çekip dışarı çıkardı. Derin bir nefes aldım, hasret kaldığım serinliğe kavuşmuştum. Beni yüksekçe bir rafa koydu ve usta şöyle dedi:

“Şimdi tam istediğim gibi oldun. Kendine bir bakmak ister misin?”

Ona “Evet” dedim.

Bir ayna getirip önüme koydu. Gördüğüme inanamıyordum. Aynaya tekrar tekrar baktım ve “Bu ben değilim. Ben sadece bir çamur parçasıydım.”

“Evet bu sensin!” dedi usta. Senin acı ve sıkıntı diye gördüğün şeyler sayesinde böyle mükemmel bir fincan haline geldin.

Eğer seni bir çamur parçası iken üzerinde çalışmasaydım, kuruyup gidecektin.

Döner tezgahın üstüne koymasaydım, ufalanıp toz olacaktın.

Sıcak fırına sokmasaydım, çatlayacaktın.

Boyamasaydım, hayatında renk olmayacaktı.

Ama sana asıl güç ve kuvveti veren ikinci fırın oldu.

Şimdi arzu ettiğim her şey var üzerinde.”



Ve ben kahve fincanı, şu sözlerin ağzımdan çıktığını hayretle fark ettim:

“Ustam! Sana güvenmediğim için beni affet!

Bana zarar vereceğini düşündüm.

Beni benden fazla sevip iyilik yapacağını fark edemedim.

Bakışım kısaydı, ama şimdi beni harika bir sanat eseri yaptığını görüyorum.

Benim sıkıntı ve acı diye gördüğüm şeyleri bana verdiğin için teşekkür ederim…

Teşekkür ederim.”


Usta fincanı, yaratıcı insanı şekillendirir. Yeter ki acı da ki hikmeti görelim.

Kahrın da hoş, lûtfun da hoş demesini bir öğrenebilsek…
 Ağlayan Ağlayan

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged



Her kurşuna yer var Yüreğimde , Yeter ki Sırtımdan Vurmayacak Kadar Yürekli OL...
son.dem
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Haziran 06, 2008, 08:34:25 ÖS »

çok güzel bi yazı

teşekkürler

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged
иαzℓı
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Haziran 06, 2008, 08:45:31 ÖS »

ewt gerçekten çok güzelmiş.. emeğine sağlık

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged
!r3m
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 837



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Haziran 06, 2008, 09:13:39 ÖS »

paylaşım için tşk....

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

siyah]-[ ßeyaz öLüm ya$am...
~duygusalpiskopat~
Administrator
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 10886



Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #4 : Haziran 06, 2008, 10:59:05 ÖS »

saolun arkadaşlar

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged



Her kurşuna yer var Yüreğimde , Yeter ki Sırtımdan Vurmayacak Kadar Yürekli OL...
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Forum Kisa Yollari

Forum Kurallari | Tanisalim | Forum Duyurulari | Odev istekleri | Okul Arkadasimi Ariyorum | Sorunlarim Var| Cozemediginiz Sorular | Ataturk | Askeri Liseler Sinavi | Trafik Ehliyet Sinavi | KPDS | KPSS | ALES | SBS | OSS | UDS | YDS | Dikey Gecis Sinavi | DGS | Turkce | Geometri | Edebiyat | Yazarlar ve sairler | Matematik | Fizik | Kimya | Biyoloji | Tarih | Cografya | Meslek Dersleri | Fen ve Teknoloji | Felsefe , Mantik , Sosyoloji | Muzik | ingilizce| Hayat Bilgisi | Din Kulturu ve Ahlak Bilgisi | Rehberlik | Sinema | Tiyatro | Kitap | Muzik | Egitim Haberleri | Saglik | Programlar | Bilimsel Yazilar | Bilim Adamlari | MSN | Oyunlar | Resimler, Karikaturler | Fikralar | Burclar | Spor | Her Telden

ingilizce Gebelik kadın sitesi Sarki Sozleri matematik Hamilelik yemek tarifi Meslek Ogretmeni saglik hamilelik tedavi Edebiyat yemek tarifleri Teknoloji bilgi yarismasi Yıllık Planlar Yıllık Planlar s 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 hosting
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!