Ögrencilerin Forum Sitesi | ÖSS | KPSS | SBS | Sınav Soruları
Eylül 07, 2010, 04:30:49 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: www.canlisinav.com
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 [2] 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Her Güne Bir Hikaye... !  (Okunma Sayısı 1746 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hover_Craft
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 741

Çirkin kadın yoktur, Az vodka vardır.

craft_77@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #15 : Mart 29, 2010, 10:37:56 ÖS »

Facebookta üye oldugum bir grup bu orda paylaşılıyor bende hergün okuyorum begendiklerimi sizinle paylaşıyorum burda  Masum

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

"Erkek gördüğünü sever, kadın duyduğunu...Bu yüzden erkek yalan söylemeyi, kadın makyaj yapmayı öğrenmiştir.."
~duygusalpiskopat~
Administrator
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 10886



Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #16 : Mart 31, 2010, 08:56:37 ÖÖ »

çok güzelmiş ama o gruba bende üye olayım: Kahkaha

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged



Her kurşuna yer var Yüreğimde , Yeter ki Sırtımdan Vurmayacak Kadar Yürekli OL...
Hover_Craft
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 741

Çirkin kadın yoktur, Az vodka vardır.

craft_77@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #17 : Mart 31, 2010, 10:42:33 ÖÖ »

Beş yaşında idim.
Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü.
Babaannem eğildi, aramaya başladı.Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu. Çocukluk işte,

-Aman babaanne dedim.
— Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi?
Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu.
—Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, 'dedi.
— Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.


Aradan yıllar geçti.
Hukuk Fakültesinde Öğrenciyim. Alain'in proposlarini okuyorum.
Birden irkildim. Babaannemi hatırladım.
Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa
karşı ihanet etmiş olur diyordu. İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu.

On dokuz yıl evveldi.
Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi. Sabahleyin, Tıraş olmak için lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
'Lütfen tıraştan sonra jiletinizi çöpe atmayın, yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı olun 'diyordu.
Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya üzerinde 'İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı. İşte o ülke, kullanılmış bir tek ufacık
jiletin bile çöpe gitmesin i istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.

İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, Televizyonlar bir haberi duyurur. 'Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek.
Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa, Kağıt, ambalaj, kutu varsa, Velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç ziyanına engel olun. "

Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazı yasayan insanlardır.
Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekâmül edememiş, hayatın manasını anlayamamış, Zavallı kimselerdir.
Böyleleriyle; evini Mezat salonuna çevirmiş Zavallı, diye eğlenirler.
Bir insanin gösteriş için Eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.
Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor. Zamanın başbakanı Meclisi toplar. Kürsüye çıkar.
Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve

-Şu andan itibaren tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir şey yemeyeceğim.
—Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.
Dediklerini yapar, en Üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır.
Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun Toplumun bütün kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını söylemeye gerek yok.
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm.
Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak...


* Gerekmediği halde ELEKTRİĞİ yakmakla, suyu kapamadan bos yere akıtmakta, gece Çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla,
yemek yediğimiz Kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?

* Hayat çok ince, akıl almaz incelikte ipliklerle örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki, İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.

Bir Mıh bir nalı kurtarır.
Bir nal bir atı, bir at bir komutanı,
Bir komutan bir orduyu,
Bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu.

Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.
Burada parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

"Erkek gördüğünü sever, kadın duyduğunu...Bu yüzden erkek yalan söylemeyi, kadın makyaj yapmayı öğrenmiştir.."
Hover_Craft
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 741

Çirkin kadın yoktur, Az vodka vardır.

craft_77@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #18 : Mart 31, 2010, 10:44:44 ÖÖ »

çok güzelmiş ama o gruba bende üye olayım: Kahkaha

Grubun adı başlıkta yazdıgı gibi her güne bir hikaye (:

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

"Erkek gördüğünü sever, kadın duyduğunu...Bu yüzden erkek yalan söylemeyi, kadın makyaj yapmayı öğrenmiştir.."
~duygusalpiskopat~
Administrator
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 10886



Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #19 : Nisan 01, 2010, 10:08:58 ÖS »

saol..güzel paylaşımların için

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged



Her kurşuna yer var Yüreğimde , Yeter ki Sırtımdan Vurmayacak Kadar Yürekli OL...
Hover_Craft
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 741

Çirkin kadın yoktur, Az vodka vardır.

craft_77@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #20 : Nisan 06, 2010, 12:00:08 ÖÖ »

BiR KaDıN İçin En GüZeL CüMLe..
Adam akşamdan kalma büyük bir baş ağrısıyla uyanmış zorlukla gözlerini açarak, yatağından doğrularak şöyle bir etrafına bakmış komodinin üstünde bir bardak su ve iki aspirin duruyor yatağın ayakucundaki sandalyede elbiseleri ütülenmiş durumda aspirinleri içerken komodindeki not dikkatini çekmiş

"sevgilim, günaydın. kahvaltın mutfakta. ben alışverişe gidiyorum. erken dönerim seni seviyorum."

kalkıp giyinmiş ve mutfağa gitmiş bakmış oğlu kahvaltı ediyor ve kendi servisi ve gazeteleride masanın üstünde duruyormuş oturmuş, kahvaltısına başlamış ve oğluna sormuş "evlat dün gece neler oldu biliyor musun?" oğlu; dün gece sarhoş olarak eve geldiğinde saat üçü geçiyordu. önce koridordaki sandalyeyi devirdin ve ardından kustun, daha sonrada yüzünü odanın kapısına çarptın ve bir gözün morardı. adam şaşırmış vaziyette: anlayamadım. neden o zaman her şey temiz, kahvaltı hazır ve gazetelerim alınmış?

Çocuk:
onu mu soruyorsun? annem seni sürükleyerek yatak odasına götürüp, pantolonunu çıkarmaya çalıştığında;

bayan, beni yanlız bırakın "BEN EVLİ BİR ADAMIM" dedin..


İşte budur..!

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

"Erkek gördüğünü sever, kadın duyduğunu...Bu yüzden erkek yalan söylemeyi, kadın makyaj yapmayı öğrenmiştir.."
Hover_Craft
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 741

Çirkin kadın yoktur, Az vodka vardır.

craft_77@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #21 : Nisan 06, 2010, 02:46:17 ÖÖ »

Bir zamanlar bir köyde bir ağa yaşıyormuş. Bir de özgürlüğüne çok düşkün cesur bir delikanlı. Bu delikanlının öyle bir atı varmış ki dillere destanmış. Bütün yarışlarda, ağanın atları dâhil bütün atları geride bırakıyormuş. Ağa sürekli olarak bu ata sahip olmak istiyormuş. Fakat delikanlı bir türlü satmaya yanaşmıyormuş. Ağa, bu atın hasretiyle günden güne eriyormuş.
Ağanın en zeki adamlarından birisi ağaya: “Ağam kendini üzme, akşama o atı ahırda bil,” demiş.
Delikanlının her akşam köye döndüğü yolun kenarına yüzü koyu uzanmış ve delikanlı yaklaşınca da:
“Ah… karnım… ölüyorum!”diye inlemeye başlamış.
Delikanlı atından indiği gibi adamın yanına gitmiş, onu usulca yerden kaldırarak atına bindirmiş.
Sarsılmasın diye de kendisi atın yularından iple tutarak yürümeye başlamış. Birkaç dakika nura hilekâr adam, atın ipini yularından çözmüş ve at ile hızla uzaklaşmaya başlamış.
Atının ipleri elinde kalan delikanlı, giden atlıya bağırmış:
“Bir dakika bekle, bir şey söyleyeceğim. Sakın atı bu şekilde elde ettiğini kimseye söyleme!” Adam gülerek:
“Neden? Enayi olduğun ortaya çıkmasın diye mi?” demiş. Delikanlı üzgün bir şekilde devam etmiş:
“Hayır, onunla ilgisi yok. Fakat sen bu olayı herkese anlatırsan, bir daha hiç kimse yol kenarında rahatsızlanan ve gerçekten yardıma ihtiyacı olan insanlara durarak yardım etmez. Bu insan senin kardeşin bile olsa. Yani sen bu olayı anlatarak insanların içinde olan iyilik yapma arzusunu yok edebilirsin.”
Bu sözlerden bir hayli etkilenen at hırsızı, özür dileyerek atı geri getirmiş ve:
“Asıl sen bu olaydan hiç kimseye bahsetme, ne olur,” demiş.

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

"Erkek gördüğünü sever, kadın duyduğunu...Bu yüzden erkek yalan söylemeyi, kadın makyaj yapmayı öğrenmiştir.."
YaLaN_oLmUşSuN
Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 6363


=)KaLiTeSiz AsKLaRa İnaT YaŞaSıN SeWgiLiSZ HaYaT(=


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #22 : Nisan 06, 2010, 12:37:34 ÖS »

güzel paylasım  Göz kırpan emegine saglık  Gülümseme

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

saNa gösLerim diiL
yüReim..
beDenim..
aqLıor!!

ben böle mutluyum!!
méLéktim,$éytan dédiniz..
$éytan oLdum,görécékSiniz..
Hover_Craft
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 741

Çirkin kadın yoktur, Az vodka vardır.

craft_77@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #23 : Nisan 07, 2010, 10:20:19 ÖS »

John Blanchard oturduğu banktan kalktı, üzerindeki denizci üniformasını düzeltti ve şehrin büyük tren istasyonundaki insanları incelemeye koyuldu. Gözleri o kızı arıyordu, kalbini çok iyi bildiği ama yüzünü hiç görmediği, yakasında gül olan o kızı. Ona olan ilgisi bundan onüç ay önce Florida'da bir kütüphanede başlamıştı. Raflardan aldığı bir kitabın içindeki yazıdan çok etkilenmişti... Kitaptan değil sayfalardan birinin kenarında kurşun kalemle yazılmış minik notlardan... Yumuşak el yazısı düşünceli bir ruhu ve insanın içine işleyen bir karekteri yansıtıyordu. Kitabın baş sayfasında, o kitabı en son okuyan kişinin ismini gördü: Bayan Hollis Maynell.

Biraz zaman ve çaba sonunda adresini buldu. Bayan Maynell Newyork'da yaşıyordu. Blanchard ona kendisini tanıtan ve mektup arkadaşı olmayı teklif eden bir mektup yazdı. Ertesi günde İkinci Dünya Savaşına katılmak için Avrupa'yadoğru yola çıktı. Daha sonraki bir yıl bir ay boyunca birbirlerini mektuplarla tanıdılar. Her mektup kalplerine düşen bir sevgi tohumuydu sanki.. Bir romantizm başlıyordu Blanchard kızdan bir resmini istemişti, ama kız reddetti. Kendisini gerçekten önemsiyorsa nasıl göründüğünün ne önemi vardı?Sonunda Blanchard'ın Avrupa'dan dönüş günü geldi çattı.

İlk buluşmalarını ayarladılar. Newyork Tren İstasyonunda akşam saat 7'de "Beni tanımak için " diye yazmıştı kız mektubunda, "Ceketimin yakasında kırmızı bir gül takılı olacak. "İşte saat tam 7'ydi ve Blanchard yüzünü daha önce hiç görmediği ama kalbini sevdiği o kırmızı güllü kızı arıyordu. Hikayenin gerisini Bay Blanchard'dan dinleyelim: "Birde genç bir kızın bana doğru yürüdüğünü farkettim. İnce ve uzun boylu sarı saçları omuzlarına düşmüş.... Çiçek rengi mavi gözlü. Dudaklarının ve çenesinin muntazam kıvrımları ve açık yeşil giysisiyle insana sanki baharın geldiğini müjdeleyen bir kızdı. Bende ona doğru yürümeye başladım. O kadar etkilenmiştim ki yakasında gül olup olmadığına bakmak aklıma bile gelmedi. Ona yaklaşınca, dudaklarında hafif ve tahrik edici bir gülümsemeyle bana "Benimle aynı yöne mi gidiyorsun denizci?" diye fısıldadı. Nerdeyse kontrolsüz bir şekilde ona doğru bir adım attım ve o anda Hollis Maynell'i gördüm. Kızın tam arkasında duruyordu. 40'ını çoktan geçmiş, grileşmeye başlamış saçlarını şapkasının altına toplamış... Şişmana yakın kalın bilekli ayakları topuksuz ayakkabılara gömülmüş. Kafamı çevirdim yeşil giysili kız hızla uzaklaşıyordu. Kendimi ikiye bölünmüş hissettim; arzularım kızı takip etmemi, ta içimden gelen bir istek ise ruhuma bir yıldır bana eşlik eden kadınla kalmamı söylüyordu. İşte orda öylece duruyordu. Solgun kırışık suratı kibar ve duygulu, gri gözleri sıcaktı. Çekinmedim. Beni tanımasını sağlıyacak mavi deri ciltli kitabı ona doğru tuttum. Bu aşk olamazdı ama mutlaka değerli, belki aşktan da güzel, çoktan beri minnettar olduğum ve olacağım bir arkadaşlık gibi bir şey olabilirdi.

Kadını selamladım, her ne kadar gizlemeye çalıştıysamda pek başaramadığım hayal kırıklığımı belli eden sesimle "Ben John Blanchard, sizde Bayan Maynell olmalısınız. Sizinle buluşabildiğim çin çok mutluyum. Sizi yemeğe götürebilir miyim?" diye sordum. Kadının yüzüne bir gülümseme yayıldı; "Neden bahsettiğini bilmiyorum delikanlı" dedi "Ama şu az önce burdan geçen yeşil elbiseli kız, bu kırmızı gülü yakama takmamı rica etti benden ve eğer siz beni yemeğe davet edecek olursanız, kendisinin sizi caddenin karşısındaki büyük restoranda beklediğini söylememi istedi. Dediğine göre bu bir çeşit sınavmış....."

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

"Erkek gördüğünü sever, kadın duyduğunu...Bu yüzden erkek yalan söylemeyi, kadın makyaj yapmayı öğrenmiştir.."
Hover_Craft
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 741

Çirkin kadın yoktur, Az vodka vardır.

craft_77@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #24 : Nisan 10, 2010, 12:52:40 ÖÖ »

Yıllar önce çalışkan bir adam,ailesini avantajlı bir iş imkanı sağlamak için Newyork’tan Avusturalya’ya götürdü. Adamın ailesinden biri, sirke trapez artisti olarak katılmak veya aktör olma tutkusu olan genç ve yakışıklı oğluydu.

Bu genç adam zamanını bir sirk işi yada herhangi bir sahne işi gelene kadar kasabanın sınırındaki batı bölümünde yerel bir tersanede çalışarak geçirdi. Bir akşam, işten eve gelirken ,onu soymak isteyen beş haydut tarafından saldırıya uğradı. Genç adam, parasından vazgeçmek yerine onlara karşı koydu. Bununla birlikte onu kolayca alt ettiler ve onu feci şekilde dövmeyi sürdürdüler.
Botlarıyla yüzünü parçaladılar ve tekmelediler, vücuduna sopalarla acımasızca vurdular ve onu ölüme terk ettiler. Aslında polisler,onu yolda uzanmış bir şekilde bulduklarında, onun öldüğünü sanmışlardı.

Morg yolunda, polislerden biri, adamın zorlukla nefes aldığını duydu ve onu
hemen hastanedeki acil bölümüne götürdüler.Acil bölümünde yatarken, bir hemşire
korku içinde bu genç adamın uzun süre bir yüze sahip olamayacağını fark etti.
Göz yuvaları parçalanmış, kafatası, bacakları ve kolları kırılmış, burnu askıda kalmış,
bütün dişleri kırılmış ve çenesi hemen hemen kafatasından ayrılmıştı.

Yaşama imkanı az olmasına rağmen,bire yıla yakın zamanını hasta hanede geçirmişti.
Sonunda hasta haneden ayrıldığında, vücudu iyileşmişti fakat yüzü bakılamayacak kadar biçimsiz ve iğrençti. Artık herkesin imrenerek baktığı yakışıklı genç değildi.

Genç adam,yeniden iş aramaya başladığında,herkes tarafından geri çevrildi.Bir iş veren,ona,sirkte “Yüzü Olmayan Adam” adında tuhaf bir şov önerdi ve bir süre bu işi yaptı.Bu olanlar boyunca o, hala herkes tarafından reddediliyor,işyerinde hiç kimse onunla görünmek istemiyordu.Genç adam intiharı düşünmüştü.Bütün bunlar beş yılda gelişmişti.

Bir gün, kiliseye uğradı ve bir teselli aradı.Kiliseye girerken onu, kilisenin sırasına diz çökmüş,hıçkıra
hıçkıra ağlarken gören bir rahiple karşılaştı.Rahip ona acıdı ve onu uzun uzadıya konuştukları odasına götürdü. Rahip büyük ölçüde etkilenmişti,onun yaşamını ve gururunu tekrar kazanabilmesi için elinden gelen her şeyi yapabileceğinin mümkün olduğunu söyledi.Ama genç adam,iyi bir Katolik olabileceğine söz verecek ve olacaktı.

Genç adam her gün ibadet için kiliseye gidiyor ve ibadet ediyordu ve Allah’a onun hayatını bağışladığı için dua ettikten sonra,beyin huzurunu sağlamasını istiyor ve onun gözünde,iyi bir insan olması için şükran duasını ediyordu.

Rahip, kişisel ilişkileri sayesinde, Avusturalya’daki en iyi plastik cerrahla görüştü.Genç adam hiçbir ücret ödemeyecekti. Çünkü; doktor, rahibin en yakın arkadaşıydı.Doktor genç adamdan çok etkilenmişti.Onun hayata bakış açısı,tüm kötü tecrübelerine karşı mizah ve sevgi doluydu.

Cerrah harika bir şey başardı.En iyi diş ameliyatlarını onun için yaptı.Genç adam,Tanrı’ya söz verdiği her şeyi yerine getirdi..Tanrı da onu harika ve çok güzel bir eş,yedi çocuk ve ileride kariyer için düşündüğü iş hayatındaki başarı ile ödüllendirdi.Eğer Allah’a şükretmezsen ve sana değer veren insanları sevmezsen,toplumda kabullenilemezsin.

Bu genç adam................... Mel Gibson ‘du....

Onun hayatı “Yüzsüz Adam” filminin prodüksiyonuna ilham oldu. O hepimizi kendine imrendirdi.Cesareti olan her insana örnek oldu.

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

"Erkek gördüğünü sever, kadın duyduğunu...Bu yüzden erkek yalan söylemeyi, kadın makyaj yapmayı öğrenmiştir.."
Hover_Craft
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 741

Çirkin kadın yoktur, Az vodka vardır.

craft_77@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #25 : Nisan 17, 2010, 10:42:17 ÖS »

Bu öykü Malkara köylerinden alınmış olup belli bir kişinin dilinden yazıya geçirilmiş değildir. Çevrede herkes tarafından bilinen bir öyküdür. Söylentiye göre, çok eskiden köyün birinde Zeynep isimli çok güzel bir kız vardır. Onaltıya yeni bastığında Zeynep'i köylerindeki bir düğünde aşırı (yabancı) köylerden gelen Ali isimli bir genç görür. Ali Zeynep'i çok beğenir ve köyüne döndüğünde kızın babasına hemen görücü gönderir. Zeynep'i Ali'ye verirler. Kısa bir zaman sonra düğünleri olur. Ali, Zeynep'i alıp aşırı köyüne götürür.

Zeynep'in gelin gittiği köy ile kendi köyü arası üç gün üç gece çeker. Bu kadar uzak olduğundan dolayı Zeynep, anasını babasını ve kardeşlerini tam yedi yıl göremez. Bu özlem Zeynep'in yüreğinde her gün biraz daha büyüyerek dayanılmaz bir hal alır. Köyün büyük bir tepesinde bulunan evinin bahçesine çıkarak kendi köyüne doğru dönüp için için kendi yaktığı türküyü mırıldanır ve gözleri uzaklarda sıla özlemini gidermeye çalışırmış.

Oysa kocası, Zeynep'in bu özlemine pek aldırış etmez. Kaldı ki eski sevgisi de pek kalmadığından kendini fazlaca horlamaya, eziyet etmeye başlar. Sonunda bu özlem ve kocasının horlaması Zeynep'i yataklara düşürür.

Gün geçtikçe hastalığı artan Zeynep'in düzelmesi için, köyden gelip gidenler de anasının babasının çağrılmasını salık verirler. Başka çare kalmadığını anlayan Zeynep'in kocası da anasına babasına haber vermeye gider. Altı gün altı gecelik bir yolculuktan sonra bir akşam üstü Zeynep'in anası babası köye gelirler, Zeynep'i yatakta bulurlar. Perişan bir halde Zeynep hala türküsünü mırıldanmaktadır. Aynı türküyü anasına babasına da söylemeye başlar. Çevresindeki bütün köy kadınları duygulanıp göz yaşı dökerler. Annesi fenalıklar geçirir ve bayılır.

Zeynep hasretini giderir, giderir ama artık çok geç kalınmıştır. Bir daha onmaz, sonu ölümle biter. Herkes Zeynep için göz yaşı döker. İşte o gün bu gündür bu türkü ayrılığın türküsü olarak söylenip durur.

Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler

Uçan da kuşlara malum olsun ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim

Babamın bir atı olsa binse de gelse
Annemin yelkeni olsa uçsa da gelse
Kardeşlerim yolları bilse de gelse

Uçan da kuşlara malum olsun ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

"Erkek gördüğünü sever, kadın duyduğunu...Bu yüzden erkek yalan söylemeyi, kadın makyaj yapmayı öğrenmiştir.."
YaLaN_oLmUşSuN
Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 6363


=)KaLiTeSiz AsKLaRa İnaT YaŞaSıN SeWgiLiSZ HaYaT(=


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #26 : Nisan 24, 2010, 02:58:25 ÖS »

 Göz kırpan

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

saNa gösLerim diiL
yüReim..
beDenim..
aqLıor!!

ben böle mutluyum!!
méLéktim,$éytan dédiniz..
$éytan oLdum,görécékSiniz..
Hover_Craft
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 741

Çirkin kadın yoktur, Az vodka vardır.

craft_77@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #27 : Mayıs 10, 2010, 12:38:27 ÖÖ »

Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur: "Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?" Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin" Öğrenciler bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!" Öğrenciler , bu işten pek bir şey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:
"Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun." Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur.
Öğretmen, kendisine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar: "Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? hep yanınızda olacaklar."
Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar: "Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor." "Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık.Hem sıkıldık, hem yorulduk?"
Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir: "Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir .....

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

"Erkek gördüğünü sever, kadın duyduğunu...Bu yüzden erkek yalan söylemeyi, kadın makyaj yapmayı öğrenmiştir.."
~duygusalpiskopat~
Administrator
Hero Member
*****
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 10886



Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #28 : Mayıs 10, 2010, 09:57:15 ÖÖ »

harika..tek kelimeylee

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged



Her kurşuna yer var Yüreğimde , Yeter ki Sırtımdan Vurmayacak Kadar Yürekli OL...
YaLaN_oLmUşSuN
Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 6363


=)KaLiTeSiz AsKLaRa İnaT YaŞaSıN SeWgiLiSZ HaYaT(=


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #29 : Mayıs 10, 2010, 12:14:22 ÖS »

gercekten cok güzel we özel bi hikaye olmus..saolasın anıl  Göz kırpan

En Guzel Paylasimlar icin Mail Grubumuza Uye Olun
Logged

saNa gösLerim diiL
yüReim..
beDenim..
aqLıor!!

ben böle mutluyum!!
méLéktim,$éytan dédiniz..
$éytan oLdum,görécékSiniz..
Sayfa: 1 [2] 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Forum Kisa Yollari

Forum Kurallari | Tanisalim | Forum Duyurulari | Odev istekleri | Okul Arkadasimi Ariyorum | Sorunlarim Var| Cozemediginiz Sorular | Ataturk | Askeri Liseler Sinavi | Trafik Ehliyet Sinavi | KPDS | KPSS | ALES | SBS | OSS | UDS | YDS | Dikey Gecis Sinavi | DGS | Turkce | Geometri | Edebiyat | Yazarlar ve sairler | Matematik | Fizik | Kimya | Biyoloji | Tarih | Cografya | Meslek Dersleri | Fen ve Teknoloji | Felsefe , Mantik , Sosyoloji | Muzik | ingilizce| Hayat Bilgisi | Din Kulturu ve Ahlak Bilgisi | Rehberlik | Sinema | Tiyatro | Kitap | Muzik | Egitim Haberleri | Saglik | Programlar | Bilimsel Yazilar | Bilim Adamlari | MSN | Oyunlar | Resimler, Karikaturler | Fikralar | Burclar | Spor | Her Telden

ingilizce Gebelik kadın sitesi Sarki Sozleri matematik Hamilelik yemek tarifi Meslek Ogretmeni saglik hamilelik tedavi Edebiyat yemek tarifleri Teknoloji bilgi yarismasi Yıllık Planlar Yıllık Planlar s 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 hosting
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!