Mesajları Göster
|
|
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 63
|
|
31
|
Teneffüs / Her Telden / İlginç Yasaklar :):):)
|
: Ağustos 02, 2008, 07:07:32 ÖS
|
|
İlginç Yasaklar
ALABAMA · Motorlu taşıt kullanan bir sürücünün gözbağı kullanması yasak. · Pantolonun arka cebinde dondurma bulundurmak yasak. · Anniston kentinin Noble Caddesi'nde bluejean giymek yasak. · Jasper kentinde, bir erkeğin eşini başparmağından daha kalın bir sopayla dövmesi yasak. · Lee ilçesinde, çarşamba günleri güneş battıktan sonra fıstık satmak yasak. · Mobile kentinde, kadınlara yönelik uluma sesleri çıkarmak yasak.
ALASKA · Uçaklardan geyik fotoğrafı çekmek yasak. · Uyuyan bir ayıyı fotoğraf çekmek amacıyla uyandırmak yasak. · Bir geyiği hareket halindeki bir uçaktan aşağı atmak yasak. · Faribanks kentinde, bir geyiğe alkollu içki vermenin cezası hapis.
ARIZONA · Bir kaktüs kesmenin cezası 25 yıla kadar hapis. · Eşeklerin küvette uyuması yasak. · Kırmızı bir maske ile işlenen hafif bir suç "ağır suç" sayılıyor. · Globe kentinde bir Kızılderili ile sokakta iskambil oynamak yasak. · Hayden'da, tavşanları ve kurbağaları rahatsız edenler, para cezasına çarptırılıyor. · Maricopa ilçesinde bir evde 6'dan fazla kadın yaşayamıyor. · Mohave ilçesinde, çorba çalarken yakalanmanın cezası, çorbayı hırsızın başından aşağı dökmek.
CALIFORNIA · Hiçbir motorlu taşıt, sürücüsü yokken saatte 75 km.den fazla sürat yapamaz. · Hareket halindeki bir motorlu araçtan hayvanlara ateş açmak yasak. Bu yasanın tek istisnası balinalar. · Arcdia kentinde, tavus kuşlarının yolda geçiş üstünlüğü var. Baldwin Park'ta havuzda bisiklet kullanmak yasak. · Los Angeles'ta, bir erkeğin eşini 5 cm.den daha kalın bir kemerle dövmesi yasak. · Riverside'da, 11.00 - 13.00 saatleri arasında sefertasıyla sokakta yürümek yasak. San Francisco'da Market Caddesi'nde dolaşmak fillere yasak.
ILLINOIS · Chicago'da ise bir nükleer bomba patlatmanın cezası sadece 500 dolar. · Ontario'da, horozların kent sınırları dahilinde ötmeleri yasak.
COLORADO · İçki satan yerlerin gıda maddesi, gıda maddesi satan yerlerin de içki satması yasak. · Denver kentinde, komşuya elektrik süpürgesini ödünç vermek yasak. Kentte, farelere kötü davranmak da yasak.
CONNECTICUT · Bisikletle saatte 90 km.den fazla sürat yapmak yasak. · New Britain kentinde, yangına bile gitse, itfaiye arabaları saatte 40 km.den fazla sürat yapamazlar. · Hartford'da, bir kimsenin ellerinin üstünde karşıdan karşıya geçmesi yasak.
FLORIDA · Kuaföre giden kadınların saç kurutma makinesindeyken uyumaları yasak. · At hırsızlığının cezası idam.
GEORGIA · Adli tıpta ya da bir cesedin yanında küfür etmek yasak. · Atlanta'da, bir zürafayı telefon direğine bağlamak yasak. · Gainesville'de, tavuğu mutlaka elinizle yemek zorundasınız.
WYOMING · Haziran ayında bir tavşanın fotoğrafını çekmek yasak. · Cheyenne kentinde, çarşamba günleri duş almak yasak.
GÜNEY DAKOTA · Bir beyaz, kendi evinde ya da arazisinde beşten fazla Kızılderili görürse, öldürebilir. Kızılderililer "saldırgan taraf" kabul ediliyor. · Eyalet sınırları içindeki peynir fabrikalarında uyumak yasak. · Spearfish kentinde 3 Kızılderili'yi sokakta vurmak serbest
TEXAS · Bir başkasının ineğinin sütünü içmek yasak. · Ayakta bira içerken bardak en fazla üç kez yudumlanabiliyor. Dördüncü yudum yasak; içmek için oturmak gerekiyor. · Britannica Ansiklopedisi eyalet genelinde yasak. Çünkü içinde nasıl bira yapıldığı tarif ediliyor. · Bir otelin ikinci katından mandalara ateş etmek yasak. · San Antonio'da sığır hırsızlığının cezası, hırsızı çaldığı yerde asmak.
MARYLAND · Bir aslanı sinemaya götürmek yasak. · Ocean City'de, yüzerken yemek yemek yasak.
MISSISSIPPI · Davar çalmanın cezası asılmak.
MONTANA · Yedi ya da daha fazla Kızılderili'yi bir arada görürseniz vicdan azabı çekmeden ve yasayı da arkanıza alarak öldürebilirsiniz. · Bir kadının eşine ait bir mektubu açması ağır suç.
NEBRASKA · Çocukların kilisede geğirmesi yasak. · Bar sahipleri çorba bulundurmak zorunda. Aksi takdirde bira satmaları yasak. · Waterloo kentinde berberlerin 07.00 - 19.00 arası soğan yemeleri yasak.
NEVADA · Size ait bir mekanda köpeğinize ateş açan birini anında asma hakkınız var. · Karayoluna deveyle çıkmak yasak..
KUZEY CAROLINA · Fillerin pamuk tarlalarına girmesi yasak. OHIO · Balıkları sarhoş etmek yasak. · Clinton İlçesi'nde, kamuya ait bir binaya yaslanmak yasak. · Paulding'de polis köpeklerinin ısırma hakkı var. · Strongville'de, Studs Trekel'in "Catch 22" adlı kitabı yasak. · Youngstown'da yolda arabanın benzininin bitmesi yasak. Suç işlemiş sayılıyorsunuz.
OREGON · Konserve mısır sadece balık oltasında yem olarak kullanılabilir. · Marlon'da, din adamlarının ayinden önce soğan ve sarımsak yemeleri yasak. · Salem'de kadınlara güreş yasak.
UTAH · Bir atın üzerinden balık tutmak yasak. · Kişi, nükleer silah bulundurabilir ama patlatamaz. · Bütün karayollarında kuşlara geçiş üstünlüğü var. · Bir insan 50 yaşını geçtikten sonra kuzeniyle evlenebilir. · Salt Lake City'de içinde keman bulunan bir torbayla yürümek yasak.
VIRGINIA · Bir insanın mahkeme binasının merdivenlerinde, karısını akşam 8'den önce dövmesi yasak.
WISCONSIN · Racine'de, uyuyan bir itfaiye memurunu uyandırmak yasak.
|
|
|
|
|
35
|
Teneffüs / Her Telden / Delikanlının İnternet Lügatı :):):)
|
: Ağustos 02, 2008, 06:02:24 ÖS
|
|
Delikanlının İnternet Lügatı
* Internet Abi resimler var, yazılar var, aradığın her şeyi buluyormuşsun. Yani ben daha bulamıyorum ama söylüyorum buluyorlar. Manita resimleri desem offff, offff. Tofaş'ın bile sayfası var. Bi de bunun denizde yapılanı varmış, sörf, mörf gibi bişi, onu da araştırıyorum.
* www Bunlar her gördükleri yere www yazıyorlar. Bir bilgisayar görür görmez hemen bu ecnebi harfe 3 kere basın. Beni utandırmayın.
* Nikneym Alemde bi yamukluk olmasın diye kendilerine takma isim alıyolar. Gazoz Ömer'in gazoz'u, Patinaj Ali'nin patinajı gibi.Bize yakışmazzz, ben "Davut".
* Çet Şimdi burada bir sürü aklı evvel birbiriyle tanışıp saatlerce geyik yapıyorlar, yengelerle tanışıyorlar, bi nevi muhallebici yani.
* Site Bildiğiniz site işte uzatmayın.
* Tıklamak Abi laf bana çok ters geliyo. Ne o öyle oraya tıkla, buraya tıkla. Erkek adam tıklamaz, BASAR. Ne öyle tık tık.
* Emesen Çet'te tanıştığımız yengelerimizle özel durumlarda konuşmak için icad edilmiş. İyi alet de, ne o öyle papatya ayağı?
* Davlod (indirmek) Bakmayın kızıyorum ama habire "şunu indirdim, bunu indirdim" diyip duruyolar. Henüz bi vukuatlarına şahit olmadım ama..
* imeyl Posta kutusu gibi bir yer. Ama pek işe yaramıyo. 10 gün önce bizim memlekete bi mektup attım bununla hala almamışlar.
* Hit Bu kesin İngilizce'dir dedim. Açtım sözlüğü baktım. Bu herifler dövüldükçe seviniyorla
|
|
|
|
|
36
|
Teneffüs / Her Telden / Popüler Yalanlar :):):)
|
: Ağustos 02, 2008, 05:58:23 ÖS
|
|
Popüler Yalanlar
Ben zaten anlamıştım. Önemli olan ruh güzelliği canım. Senden başka kimseyi sevmedim. Aaaa.Hoşgeldin.Ben de şimdi sana geliyordum. Abi İş Yarın tamam. Öğle tatili yapmıyoruz. Şimdi ben de seni arayacaktım. Orijinal yedek parçası. Telefon şehirler arasına kapalı abi be. Burada torpil geçmez kardeşim. Valla girilmez levhasını görmedim memur bey. Yemeğe kalsaydınız. Çok üzüldüm. Her bedene uyar abla. Davetliydik ama gitmedik. Kızımızı ne doktorlar ne mühendisler istedi... Herkese eşit zam yapıldı. Hatırası var. Sen her şeyin en iyisine layıksın. Biz sadece arkadaşız. O benim ağabeyim gibiydi. Ben zaten böyle olacağını biliyordum. Emrin olur. Arkasından değil, burada olsun yüzüne de söylerim. Bilsem söylemez miyim??? Ayıp ettin valla kimseye söylemem. Kolay gelsin herkese. Aradım valla yoktun... Kusura bakma güzelim, bizde de hiç bozuk kalmadı. Yolda lastik patladı. Çok kolay bir ders. Ben hep 100 alırdım. Baba, bu dönem kitaplar çok tuttu. Yedi göbekten İstanbulluyuz. Üç saatte Ankara'ya indik. Çok yakın ahbabım olur. Elimizde büyüdü. Orada durumunu toparlamış. Paraya para demiyormuş. Paranın ne önemi var mühim olan insanlık. Abi sen kapat, ben hemen arıyorum. Çocuğu gönderdim bile, birazdan sende. İmkansız, daha ucuza bulamazsınız. Şimdi seni düşünüyordum. Makine bozuk. (Resmi daire fotokopicisi) Giyince açılır, merak etmeyin. Seni sevdiğim için yapıyorum bunları. Kapatmam lazım, ocakta yemek var. En doğru, en hızlı, en detaylı haberler için bizi izleyin. Biz demokrasinin bekçisiyiz. Saat durmuş, çalmadı. Yok canım, benim değil, arkadaşlar unutmuş. Biz de şimdi içeri girdik. Biz de tam kapıdaydık. Aaa, sana en az beş e-posta gönderdim, almadın mı? Sürekli arıyorum, düşmüyor. Karım çok hasta, acil servise yetiştirmem lazım. Oo hooo...çoktaaaan. En geç haftaya hepsini öderim. Arayacaktım ama işler çok yoğun, kafamı kaldıramıyorum. Abi ikinci köprüde bir basmışım, kadran 225. Bir tanesi sorun çıkarsın, hepsini geri getir. Benim köylüm, benim çiftçim, benim memurum. Abla tabaklar tamamıyla ithal malıdır, kırılmaz. Kurtarmıyor abla, bak inan zararına satıyorum. Müşteri: Garson bey kadayıf taze mi? Garson: Tabii beyefendi, daha bu sabah çıktı. Elimde kalmamış beyefendi, siz girmeden biraz önce son parçayı sattım. Çok yakışmış... Telefon kapalı değildi... Demek çekmemiş. Hay Allah!!! Aslında sorular çok kolaydı. Ben mi onu seviyormuşum. Daha neler gıcık oluyorum ben ona ya... Ders çalışıyorum... Canım bilerek olmadı ya.. Ben ders çalışsam ooohoo...
|
|
|
|
|
37
|
Teneffüs / Her Telden / Çıkma Teklifleri :):)
|
: Ağustos 02, 2008, 05:56:42 ÖS
|
Çıkma Teklifleri Bu soruya bir bayanın verebileceği cevaplar ve bu cevapların gerçek anlamları : 1-Olmadığı için üzgünüm; ama lütfen arkadaş kalalım. (İstediğin şey mümkün değil. Ama yanımda olmaya devam et. Beni evime getirip götürecek, güldürüp-eğlendirecek, eğlence yerlerinde eşlik edecek, faturalarımı yatıracak ve tamirat işlerimi yapacak birisine ihtiyacım var. Merak etme; bir erkek arkadaşım olduğunda da arada sırada ararım seni.) 2 - Ama ben seni kardeşim gibi görüyorum. ( Bir daha asla bu konuyu gündeme getirme.) 3- Duygusal sorunlarım var; önce onları çözümlemem gerek. (Senden başka birkaç kişi daha var; ama bir türlü karar veremiyorum.) 4 - Böyle bir ilişki için henüz hazır değilim. (Henüz alemlerin tadını yeterince çıkaramadım. Beraber olmak istediğim birkaç yüz kişi daha var. Beklemeye devam et. Daha iyisini bulamazsam belki gelirim...) 5- Seni yeterince tanımıyorum. (Tipin falan tamam ama ya diğer özelliklerin? Araba senin üzerine mi? Evin-yazlığın var mı? Kaç para kazanıyorsun? Bankada paran var mı, vs...) 6- Teklifine sıcak bakıyorum ama şimdi olmaz. Zamana bırakalım... (Saz heyetinde on sekizinci keman olarak çalmaya devam et. Gencim, güzelim, çekiciyim. Bunların tadını en dibine kadar çıkarmak istiyorum; diğer taraftan senden daha iyi birisini bulamamaktan da kaygılanıyorum. Gözaltı torbalarım ortaya çıktığında kabul edeceğim.) 7- Seni seviyorum. Ama ben çok seçici birisiyim; kolay kolay beğenmem. Hemen karar vermemi bekleme. ( Ben İngiltere kraliçesinin soyundan geliyorum. Bana layık olmak çok zordur. Süpermen - Brad Pitt - Prens Rainer - Bill Gates karışımı bir erkek arıyorum. Güç, karizma, zenginlik, zeka, statü, fizik, kimya, falan hepsi bir arada olmalı. Kız kurusu olmak pahasına da olsa arayacağım. Eğer bulamazsam can simidim olursun, değil mi kerizciğim?..) 8- Hayatım şu anda karmakarışık, ısrar etme.. Ben seni ararım. (Birkaç erkeği aynı anda idare ediyorum. Fazla kurcalama. Habersiz eve gelmeye falan da kalkma, ikimiz de dayak yeriz valla... ) 9- Aşk bana göre değil... ( Kendime güvenim yok. Bir ilişki sürdürmek için çaba harcamaktansa evde televizyon izleyip, pasta-börek yerim. Nasılsa ailem zamanı gelince birisini bulur.) 10- Aynı işyerinde çalıştığım biriyle birlikte olamam. (Hiç tipim değilsin. Ama ileride yöneticim olursun da burnumdan getirirsin diye açık açık söyleyemiyorum.) 11- Şu sıralar kariyerime konsantreyim. (Yaptığım iş dışında hiçbir konuda söyleyecek sözüm yok.) 12- Ben nişanlıyım. (Ne güzel eğleniyorduk. Neden üzerime geldin ki sanki. Sonunda doğruyu söylemek zorunda kaldım işte...) 13- Evet, kabul ediyorum... (Dürüst bir bayan) 14- Hayır, kabul etmiyorum. (Dürüst bir bayan daha) 
|
|
|
|
|
44
|
Dersler / Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi / ,,Miraç Kandilimiz Mübarek Olsun''
|
: Temmuz 29, 2008, 01:07:39 ÖÖ
|
|
MİRAÇ KANDİLİ Feyiz ve bereketin coştuğu mübarek gecelerimizden biri de Miraç Gecesidir. Miraç bir yükseliştir, bütün süfli duygulardan, beşeri hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakki ediştir. Resulullahın (a.s.m.) şahsında insanlığın önüne açılmış sınırsız bir terakki ufkudur. Bu ulvi seyahat, mucizelerin en büyüğüdür. Miraç mucizesi Kur'ân-ı Kerimde âyetlerle anlatılmış ve varlığı inkâr edilemeyecek bir şekilde ortaya konmuştur. Bu îlâhî yolculuğun ilk merhalesi olan Mescid-i Aksâya kadarki safha Kur'ân'da şöyle anlatılır:
Âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir. (İsra Suresi, 1)
Miraçın ikinci merhalesi de Mescid-i Aksâdan başlayarak semânın bütün tabakalarından geçip tâ İlâhi huzura varmasıdır. Bu safha da Necm Sûresinde şöyle' anlatılır:
O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. Onun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi Onun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâda gördü. Ki, onun yanında Me'vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre'yi Allah'ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü. (Necm Suresi, 7-18.)
Miraç nasıl oldu? Miraç, Receb ayının 27. Gecesi Cenab-ı Hakkın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâ'ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmesidir. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam Mescid-i Haramdan (Mekke'den), Mescid-i Aksâ'ya (Kudüs'e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak ile geldi. Kudüs'e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa'nın makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksâ'ya geldi. Orada bütün peygamberler kendisini karşıladı. Miraçını kutladılar. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam burada peygamberlere iki rekat namaz kıldırdı, bir hutbe okudu. Bir rivayette Hz. İsa'nın doğduğu yer olan Betlaham'a uğradı, orada da iki rekât namaz kıldı. Ve bugün Kubbetü's-Sahra'nın bulunduğu yerden Muallak Taşının üzerinden Miraça yükseldi.
Semanın bütün tabakalarına uğradı. Sırasıyla yedi sema tabakalarında bulunan Hz. Adem, Hz. Yahya ve Hz. Îsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim gibi peygamberlerle görüştü, Onlar kendisine Hoş geldin dediler, tebrik ettiler. Bundan Sonra Hz. Cebrail ile birlikte imkân ile vü-cub ortası (kâinatın bittiği yer) Sidretü'l-müntehâ'ya geldiler. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam orada ikisi gizli, ikisi açıktan akan (Nil, Fırat) dört nehir gördü. Sonra hergün yetmiş meleğin ziyaret ettiği Beytü'l-Ma'mur'u ziyaret etti. Hz. Cebrail'in buradan öteye gitmesi mümkün değildi. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bundan sonra Refref adında bir vasıta ile zaman ve mekândan münezzeh (uzak) olan Cenab-ı Hakkın cemaliyle müşerref oldu. Süleyman Çelebi'nin dediği gibi
Aşikâre gördü Rabbü'l-izzeti/Âhirette öyle görür ümmeti İnşaallah...
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Rabbinin huzurundan döndükten sonra Hz. Musa ile karşılaştı., Allah ümmetine neyi farz kıldı? diye sorunca, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam 50 vakit namaz buyurdu.
Hz. Musa'nın, Rabbine dön, azaltması için Rabbinden niyazda bulun, ümmetin buna güç yetiremez demesi üzerine, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, beş sefer Cenab-ı Hakka niyazda bulundu, her seferinde 10 vakit indi, sonunda beş vakitte karar kıldı.
Daha sonra Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Hz. Cebrail'in rehberliğinde Cenneti, Cehennemi, âhiret menzillerini ve bütün âlemleri gezdi, gördü, Mekke'ye döndü.
Sabah olunca Kabe'nin yanında Mekkelilere Miraçı anlattı. Onlar Peygamberimizden delil istediler. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam de onlara yolda gördüğü kafilelerinden haber verdi. Kureyşliler hemen kafileleri karşılamak için Mekke dışına çıktılar. Gelenleri aynen Peygamberimizin Aleyhissalâtü Vesselam haber verdiği gibi gördüler, ama iman nasip olmadı.
Ama yine de Peygamberimizden üst üste Miraça çıktığına dair delil istediler. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Kudüs'e, Mescid-i Aksâ'ya uğradığını anlatınca Kureyşliler, Bir ayda gidilebilen Bir yere Muhammed nasıl bir gecede gidip gelebilir? diye itiraz ettiler, ardından da Mescid-i Aksâ'yı görmüş olanlar, Mescid-i Aksâ'yı bize anlatır mısın? diye Peygamberimize soru yönelttiler.
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam şöyle anlattı: Onların yalanlamalarından ve sorularından çok sıkıldım. Hatta o ana kadar öyle bir sıkıntı hiç çekmemiştim. Derken Cenab-ı Hak birden Beytü'l-Makdis'i bana gösterdi. Ben de ona bakarak her şeyi birer birer tarif ettim. Hatta bana, Beytü'l-Makdis'in kaç kapısı var? diye sordular. Halbuki ben onun kapılarını saymamıştım. Beytü'l-Makdis karşımda görününce ona bakmaya ve kapılarını teker teker saymaya ve anlatmaya başladım.
Bunun üzerine müşrikler: Vallahi dos doğru tarif ettin dediler, ama yine de iman etmediler.
O esnada Hz. Ebû Bekir çıkageldi, müşrikler durumu ona haber verdiler. Hz. Ebû Bekir, Eğer bu sözleri ondan duymuşsanız seksiz şüphesiz doğrudurdiyerek hemen tasdik etti ve bundan sonra Hz. Ebû Bekir Sıddîk, tereddütsüz inanan ünvanını aldı.
Peygamberimiz neden mirac'a çıktı? Bir padişahın iki türlü konuşması vardır. Biri, bir vatandaşla telefon ederek küçük bir meseleyi görüşmesi. Diğeri de devlet başkanı, halifelik yönü ve milletin idarecisi olarak, emirlerini her tarafa duyurmak için özel bir elçisi ile konuşması, sohbet etmesi, onun aracılığı ile ferman yayınlamasıdır. Bu örnekte olduğu gibi Cenab-ı Hakkın da kulları ile iki tarzda muhatap olması vardır. Biri, özel ve cüz'i, diğeri de geniş ve genel mahiyette bir konuşması. Cenab-ı Hakkın bazı velilerle özel ve cüz'i anlamda ilham etmesi birinciye örnektir.
Ama Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bütün velayet mertebelerinin üstünde bir büyüklük ve yücelikte, kâinatın Rabbi, bütün varlıkların Yaratıcısı olarak Cenab-ı Hakkın sohbetine müşerref olması ise ikinci ve mükemmel olanına misaldir.
Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam elçiliği iki taraflıdır. Birisi halktan Hakka, diğeri de Haktan halka. Birisi mi'râcin bâtıni tarafı olan velayet yönüdür, diğeri de zahiri tarafı olan risalet yönüdür.
Yani Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam bizi temsilen Cenab-ı Hakkın huzuruna çıktı, başta insanlar olmak üzere bütün varlıkların ibadet, kulluk, tesbih ve zikirlerini toplu olarak (askerin komutana tekmil vermesi gibi) arz etti. Bu yönüyle Miraç halktan, insanlardan, varlıklardan Hakka bir gidiştir. Diğeri de Cenab-ı Hakkın biz kullarından istediklerini, emir ve yasaklarını Resul olarak getirmiştir. İbadetlerin özü ve esası olan beş vakit namazı Miraç hediyesi olarak getirmesi gibi...
Peygamberimiz, Allah ile nasıl görüşebilir? Soru: Bize herşeyden daha yakın olan Cenab-ı Hakka binlerce senelik mesafeyi aşarak yetmiş bin perdeyi geçtikten sonra Rabbiyle görüşmesi ne demektir?
Cenab-ı Hak herşeye herşeyden daha yakındır, fakat herşey Ona sonsuz şekilde uzaktır. Meselâ, güneşin insan gibi aklı olsa da bizimle konuşacak olsa, elimizdeki ayna aracılığıyla bizimle konuşabilir. Diğer taraftan biz bir çeşit ayna olan gözümüzle güneşe yaklaşabiliyoruz. Oysa güneş bize 150 milyon km. uzaklıkta bulunuyor, hiçbir şekilde ona yanaşamayız. Güneşe bir derece yaklaşmak için ancak Ay kadar büyümek lazım. Bu da mümkün değildir. Bu misalde olduğu gibi, gerçek anlamda Cenab-ı Hak herşeye yakındır, ama herşey ona sonsuz derece uzaktır. Ancak Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam, Cenab-ı Hakkın lütfuyla bir anda binlerce perdeyi geçerek Miraça yükselmiş; bütün manevi mertebeleri aşarak huzura varmıştır.
Bir insan nasıl göklere çıkabilir? Soru: Bunun bir örneği var mıdır? Bir uçak ancak 10-15 bin metre yukarı çıkabiliyor, bir uzay gemisi ancak Ay'a ve Venüs'e ulaşabiliyor. Bir insan birkaç dakika gibi kısa bir sürede milyonlarca metre uzaklara nasıl gidip gelebilir?
Yerküremiz, yani Dünya bir yılda yaklaşık 188 saatlik bir mesafeyi bir dakikada döner, yirmi beş bin senelik mesafeyi bir senede alır. Bu muazzam hareketi ona yaptıran ve bir sapan taşı gibi döndüren bir Kudret, bir insanı Arş-ı Âlâya getiremez mi? Güneşin çevresinde o ağır cisim olan dünyayı gezdiren bir hikmet bir insan bedenini şimşek gibi Rahman'ın Arşına çıkaramaz mı?
Peygamberimiz sadece ruhuyla gitse olmaz mıydı? Soru: "Öyleyse ise neden Miraça çıktı? Ne lüzumu var? Evliya gibi ruhu ve kalbi ile gitse yetmez miydi?"
Cenab-ı Hak görünen ve görünmeyen âlemlerdeki güzellikleri göstermek için, kâinat fabrikasını ve merkezini gezdirmek, insanlığın amel ve ibadetlerinin âhiretteki neticesini göstermek için Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamı oralara davet etmesi gayet makuldür. Sadece ruhu ve kalbi ile değil, bu seyahate bedeninin de iştirak etmesi gerekir.
Görünen âlemin anahtarı olan gözünü, işitilen âlemin anahtarı olan kulağını Arşa kadar birlikte alması gerektiği gibi, ruhunun sayısız görevlerini üstlenen âlet ve makinesi hükmünde olan mübarek bedenini Arşa kadar çıkarması akıl ve hikmet gereğidir.
Zaten Cenab-ı Hak Cennette bedeni ruha arkadaş ediyor. Çünkü pekçok kulluk görevine ve sınırsız lezzetlere ve acılara beden kaynaklık etmektedir. Öyle ise bu mübarek beden ruha arkadaşlık edecektir. Cennette ruh bedenle birlikte olacaksa Cennetü'1-Me'vâ'nın gövdesi olan Sidretü'l-Müntehaya Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın zatının arkadaşlık etmesi hikmetin tâ kendisidir.
Peygamberimiz Miraça sadece ruhen çıkmış olsaydı, zaten mucize olmazdı. Çünkü her veli ruhen ve kalben o âlemlere çıkabiliyor.
Peygamberimiz kısa zamanda nasıl gidip geldi? Soru: "Birkaç dakikada binlerce yıllık mesafeye gidip gelmek aklen mümkün müdür?"
Cenab-ı Hakkın sanatında hareket ve hızın derecesi farklı farklıdır. Sesin hızı ile ışığın hızı, elektriğin hızı, hatta ruhun ve hayalin hızı birbirinden bütünüyle farklıdır. Gezegenlerin hızları da birbirinden farklıdır. Meselâ ışığın hızı 300.000 km/sn iken sesin hızı 360 km/sn'dır.
Acaba Peygamberimizin lâtif bedeninin yüce ruhuna tabi olması, ruh hızında hareketi nasıl akla ters gelebilir?
Yine bir insan on dakika uyusa bazı olur ki, bir yıllık iş görebilir. Hatta bir dakikada insanın gördüğü rüyayı, rüyada işittiği sözleri, konuştuğu kelimeleri toplansa uyanıkken bir gün, belki daha fazla bir zaman gerekir.
Demek ki bir zaman dilimi iki kişiye göre değişebiliyor, birisine bir gün, diğerine de bir yıl hükmüne geçebilir.
İşte Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, Burak'a binerek şimşek gibi bütün kâinatı gezip İlâhi huzura çıkıp Rabbiyle sohbet şerefine ermiş, Onun cemalini görmüş, emirlerini alıp dönüp gelmiştir.
Miraçın benzeri bir olay var mıdır? Soru: "Peygamberimizin Miraça çıkması mümkündür. Fakat her mümkün gerçekleşmiyor. Bunun bir benzeri var mı ki kabul edelim?"
Miraçın çok örnekleri vardır: Bir insan, gözüyle bir saniyede Neptün gezegenine çıkabilir. Bir bilim adamı, astronomi kanunlarına binerek tâ yıldızların arkasına bir dakikada gidebilir. İman sahibi her insan, namazın hareketlerine düşüncesini bindirerek bir çeşit Miraçla kâinata arkasına alarak İlâhî huzura girebilir. Kalb gözü açık bir veli, İlâhî sırlara kırk günde ulaşabilir. Hattâ Abdülkadir Geylânî ve İmam-ı Rabbanî gibi bazı evliyanın bir dakikada Arş-ı Âlâya kadar ruhen çıktıkları bildiriliyor. Yine nurlu bir cisme sahip olan melekler bir anda yerden Arşa, Arştan yeryüzüne gidip geliyorlar. Cennette, Cennet ehli mü'minler, Cennet bahçelerine kısa bir zamanda çıkabiliyorlar.
Bu kadar örnekler gösteriyor ki, bütün evliyanın sultanı, bütün mü'minlerin imamı, bütün Cennet ehlinin reisi ve bütün meleklerin makbulü olan Resul-i Ekrem Efendimizin bir anda Miraça çıkması, dönmesi, bütün yüce âlemleri gezip görmesi gayet makuldür ve şüphesizdir.
Miraçla gelen hediyeler
Birincisi: Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bütün iman hakikatlerini gözleriyle gördü. Melekleri, Cenneti, âhireti, hattâ Cenab-ı Hakkın cemâlini gözleriyle müşahede etti. Sözlerinde ve vaadinde en küçük bir hilafı, aksi beyanı olmayan o yüce insan mü'min ruhlara manen şöyle diyordu: Sizin inandığınız, melekleri, âhireti, Rabbinizin Nur cemâlini bizzat gördüm; bu iman esasları vardır, mevcuttur; tereddüt ve şüphe etmeyiniz. Böylece mü'minler sonsuz bir imana ermenin saadetine kavuştular.
İkincisi: İnsan herşeyi merak ediyor. Ayda hayat var mı, yok mu diye araştırıyor. Halbuki Ay O Ezelî Sultanın memleketinde ancak bir sinek kadar yer kaplıyor.
Mü'minler merak ediyorlar. Rabbimiz bizden ne istiyor? Acaba ne yaparsak Rabbimiz bizden razı olur? Bir yolunu bulsak da doğrudan doğruya Rabbimizle muhatap olsak, bizden ne istiyor, anlasaydık derken, İki Cihan Serveri yetmiş bin perde arkasından ezel ve ebed Sultanının razı olacağı amelleri Miraç meyvesi olarak getirdi beşere hediye etti. Bu hediye başta namaz olmak üzere İslâmın diğer esasları ve ibadetleridir.
Üçüncüsü: Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam ebedî saadet definesinin anahtarını alıp getirmiş, cinlere ve insanlara hediye etmiştir. Peygamber Efendimiz kendi gözüyle Cenneti görmüş, sonsuz saadetin varlığını müşahede etmiş ve bu büyük müjdeyi haber vermiştir. Öyle ki, bir adama idam edileceği anda affedilerek padişahın yakınında bir saray verilse ne kadar sevinir. Öyle de bütün cinler ve insanlar sayısınca toplu bir müjde olan bu sevinç ne kadar önemli ve değerlidir.
Dördüncüsü: Peygamber Efendimiz Miraçta Cenab-ı Hakkın cemalini görme nimetini tattı. Bu manevi nimetin Cennette mü'minlere de nasip olacağı müjdesini verdi. Ayın on dördünü nasıl açıkça gözünüzle görüyorsanız, Rabbinizi de öyle Cennette apaçık göreceksiniz buyurarak bu ezelî müjdeyi bizlere hediye olarak getirdi.
Beşincisi: İnsan kâinatın en kıymetli bir meyvesi ve Kâinat Sahibinin en nazlı bir sevgilisi olduğu Miraçla anlaşıldı. Kâinata nisbetle küçük bir varlık, zayıf bir canlı olan insan bu meyve ile öyle bir dereceye çıktı ki, bütün varlıklar üzerinde bir makam ve mevki kazandı. Çünkü rütbesiz bir askere, Sen paşa oldun dense ne kadar sevinir. Öyle de âciz, fani, devamlı ayrılık ve zeval tokadını yiyen biçare insana birden, "Sonsuz ve baki bir Cennette Rahman ve Rahîm olan Allah'ın rahmetine gireceksin" dendiğinde o insan ne kadar büyük bir mevki ve makama çıkar. Cennette hayal hızında, ruh genişliğinde, akıl akıcılığında, kalbin bütün arzularında Cenab-ı Hakkın ebedi mülkünde seyir ve seyahate erecektir. Cenab-ı Hakkın nur cemalini seyretme nimetini tadacaktır. Böyle bir insanın kalb ve ruhu ne kadar büyük bir sevince kavuşur değil mi? Miraçın bu meyvesi insanın en büyük arzu ve hedefidir. (Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, 31. Söz.)
Miraç Gecesi Namazı Miraç gecesi kılınacak namaz on iki rekattır. İki rekatte bir selam verilerek kılınacak olan namaz on iki rekat ile bitirilir. Her rekatte Fatihadan sonra on kere ihlas okunur. Kılınma zamanı yatsı namazı kılındıktan sonra, imsak vaktine kadar ki herhangi bir vakit olabilir. Bu oniki rekat namaz bittiği zaman selamdan sonra yüz defa :
Sübhanallahi vel hamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim duası okunur.
Ardından da yüz kere istiğfar yapılır.
Miraç Gecesinin Gündüzünde Kılınacak Namaz Miraç gecesinin gündüzünde öğlen namazını kıldıktan sonra sonra dört rekat namaz kılınır. Bu namazın;birinci rekatında Fatiha dan sonra bir kere Felak suresi, ikinci rekattan sonra bir kere Nas suresi, üçüncü rekatta üç kere Kadr suresi, dördüncü rekatta elli kere İhlas suresi okunur.
|
|
|
|
|